Türkiye sezaryende dünya birincisi

Sağlık Bakanlığı verilerine göre, İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatının (OECD) ülkelerdeki sezaryen oranları ile Türkiye rakamları karşılaştırıldığında çarpıcı sonuçlar elde edildi.

OECD’nin rakamlarına göre ise Türkiye sezaryen oranlarında dünya sıralamasında birinci durumda. Sezaryen sıklığında ikinci sırayı İtalya, üçüncülüğü İspanya alırken, bu ülkeleri İngiltere ve Fransa takip ediyor. Sezaryen sıklığında dünyada en az uygulamada İsrail başı çekerken, onu Finlandiya, İsviçre, Norveç izliyor.

Türkiye’de, yıllara göre sezaryen artış oranları 2002 yılından bu yana hızlı bir artış gösterirken, İtalya, İspanya, İngiltere ve Fransa’da ise mevcut oranlarda bir artış ya da azalmanın olmadığı dikkati çekiyor.

2016’da doğan her iki bebekten biri sezaryen

Türkiye’de geçen yıl Suriyeli sığınmacıların yaptığı doğumlar hariç bir milyon 248 bin 41 bebek dünyaya geldi ve bu doğumların 676 bin 152’si sezaryen ile yapıldı.
Sezaryen doğumlarda ilk sırayı özel hastaneler, ikinci sırayı üniversite hastaneleri ve üçüncü sırayı ise kamu hastaneleri aldı.

Ege Bölgesi ilk sırada

Bölgelere göre ilk sezaryen oranlarına bakıldığında yüzde 34,7 ile Ege Bölgesi başı çekerken, bu bölgeyi yüzde 31,1 ile Marmara Bölgesi ve yüzde 30,7 ile Akdeniz Bölgesi takip etti. En az sezaryen doğum ise yüzde 17,6 ile Kuzeydoğu Anadolu bölgesinde gerçekleşti.

Bakanlık’ın sezaryen önlemi

Türkiye’de yüksek sezaryen oranlarını düşürmek için harekete geçen Sağlık Bakanlığı, Sezaryen Eylem Planı hazırlayarak uygulamaya koydu.

Sezaryen oranlarını her yıl daha fazla azaltmayı hedefleyen Bakanlık, normal doğumun avantajları, sezaryen ile anne ve bebekte gelişebilecek komplikasyonların anne adaylarınca daha iyi anlaşılabilmesi ile normal doğumun artırılabilmesi için çeşitli düzenlemeleri hayata geçirdi. Bu kapsamda, gebelere ve hekimlere tıbbi şartlar doğrultusunda normal doğumun yapılması için performans sistemi getirildi. Anne Dostu Hastane Programı, aile sağlığı elemanlarına yönelik sertifikalı ve hizmet içi eğitim programları da başlatıldı.

Sezaryende neden ısrar ediliyor?

Sağlık Bakanlığının doğum ve sezaryen yaklaşımına göre, dünyada anne isteğine ve hekim isteğine bağlı ilk sezaryen, tıbbi zorunluluk dışında yapılan sezaryenlerin (endikasyonsuz primer) artışında önemli rol oynuyor.

Sezaryen tercih edilmesi gerekçelerinde, yıllar içinde vatandaşlarca sezaryenin daha risksiz bir ameliyat olduğuna yönelik anlayış önemli yer tutuyor. Yanı sıra, sezaryenle doğumun daha kısa sürede, daha kolay gerçekleşmesi, hekimlerin de doğumda risk almak istememeleri gerekçe olarak gösteriliyor.

Anne ve babanın, doğumu kendi belirledikleri bir sürede planlama isteği, kısırlık tedavisiyle gerçekleşen gebeliklerde bebeklerin sağlığının daha fazla önemsendiğinin düşünülmesi, çoğul gebeliklerin ve ileri yaş gebeliklerinin artması, özel hastanelerin çalışma koşulları ile hizmet anlayışlarının da sezaryen oranlarındaki artışta önemli bir etken olduğu ifade ediliyor.

Bir önceki yazımız olan Dil temizliği, ağız kokusunu azaltıyor başlıklı makalemizde ağız kokusu, ağız sağlığı ve ağız ve diş sağlığı hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir