Kanser türüne göre beslenme değişebilir

Kanser hastaları besin alımlarına dikkat etmedikleri için aldıkları tedavinin etkisinden dolayı aşırı zayıfladığını söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Fatma Öztürk, kanser hastalarına beslenme ile ilgili bilgi verdi.

Kanser tanısı konmuş kişilerin kilo vermemesi gerektiğinin altını çizen Öztürk, “Hastalar, beslenme ve diyet uzmanına başvurmalı. Biyokimyasal analizlerle ile hastanın gidişatı incelenmeli ve değerlendirmeye alınmalıdır. Kanser tedavisi gören kişide besin alımları azalır, sindirim ve emilimleri bozulur, enerji harcamaları artar. Bundan dolayı kanser tanısı almış kişinin beslenme durumunun saptanması önemlidir” dedi.

Dyt. Fatma Öztürk, kanserin türüne göre beslenme özellik kazanacağı için bir diyetisyen desteği her zaman hastaya konfor kattığını söyledi.

Öztürk, kanser hastalarının dikkat etmesi gereken durumları ise şöyle sıraladı:
İştah azalması olduğu durumlarda; yemek öğünleri yüklü olmamalı, az ve sık olacak şekilde hastanın seveceği sağlıklı besin seçenekleri oluşturulmalıdır. Bu sayede hastanın hızlı kilo kaybı önlenmelidir. Miktarı az fakat enerji ve proteini fazla olan gıdalar seçilmelidir.

Hastanın ağzında yara varsa ya da oluşması durumunda; acı, tuzlu, sıcak ve asitli yiyecekler verilmemelidir.

Bulantı- kusma olduğunda; kuru yiyecekler (tost, kraker, leblebi vb ) verilebilir. Yağlı besinler, kızartmalar, kokulu besinler verilmemelidir. Yemek yer yemez hasta yatırılmamalıdır.

Kabızlık oluştuğunda; günlük diyetinde tükettiği posalı (lifli) gıdaların oranına bakılmalı, su içimi 8-10 bardak düzeyinde tutulmalıdır. Posa alımı için, kuru baklagiller, sebze ve meyveler, tam buğday ürünleri, bulgur, tam buğday makarna, çavdar ekmeği vb. yiyecekler diyette mutlaka tükettirilmelidir. Hastaya hafif egzersizler yaptırarak probiyotiklerle (dost bakteri) barsak sağlığını desteklenmelidir.

Şeker düzeyi yüksek tatlılar (şeker, bal, pekmez, reçel, hamurlu- şerbetli tatlılar vb) tüketilmemelidir.

Hasta önce katı gıdalar tüketilmeli, yarım saat sonra sıvı almalıdır. İyi çiğnemek, yer yemez yatmamak önemlidir. Bu noktada diyetisyen tarafından mutlaka kişiye özel diyet hazırlanması önemlidir.

Laktozun sindirilemediği durumlarda; laktaz sütler, peynir, yoğurt tüketilmelidir.
İşlenmiş et ürünleri, şarküteri ürünleri, aşırı tuz tüketimi, sigara, alkol alımı, sağlıklı pişirme yöntemlerinin dışında pişirme yöntemleri, yağ tüketiminin aşırıya kaçması, aşırı saflaştırılmış, işlem görmüş ürünlerin tüketimi, beyaz un ve bundan yapılmış unlu mamuller, şeker tüketilmemelidir.

Yutma güçlüğü olan durumlarda; daha yumuşak gıdalar tercih edilmeli ve diyetisyen tarafından zenginleştirilmiş özel menüler hazırlanmalıdır. Bunun dışında gıdayı kıvamlaştırıp hastanın daha kolay yutmasına destek olunmalıdır.

Sindirim sistemi kanserlerinde tümöre bağlı tıkanıklık varsa, ameliyatla bu bölgede büyük veya küçük alım söz konusu ise kişi özellikli beslenmeye ihtiyaç duyar. Önce damardan beslenmeye başlayan hasta sonrasında 1 hafta 10 gün içinde ihtiyaca uygun özel beslenme solüsyonları ile beslenmeye geçilir. Hedef yakın zamanda ağızdan beslenmeye geçerek sağlıklı bir şekilde taburcu edilir.

Kanser hangi evrede olursa olsun hasta ve yakınlarının beslenme hakkında bilinçlendirilmesi gerekir. Besleme durumunun toparlanması hastanın tedavi sürecine olumlu katkı sağlar.

Bir önceki yazımız olan Bol bol serptiğiniz tuz aslında düşmanınız... başlıklı makalemizde SAĞLIK Haberleri, Sağlık ve tuz hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir